BAĞIŞ YAP

Hizmet İnsanı Nasıl Olmalıdır?

Hizmet İnsanı Nasıl Olmalıdır?

 

HİZMET İNSANI NASIL OLMALIDIR?

Aziz kardeşlerim! Allahu Teala (Celle Celaluhu) Zariyat Suresi 56. Ayet-i kerimesinde

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُون “Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” buyurmaktadır. Bu ifadenin ışığı altında biz insanların en önemli vasfı, canlılar içerisinde biz “insanoğluna” bahşedilmiş ve diğer canlılardan (cemâdât-nebâtât-hayvanât) ayıran seçkin bir özelliğimiz olmuştur.Şahadet aleminde belli bir süre içinde görevini sürdürecek olan “insan” her şeyden önce “kulluk şuurunu” hissetmek ve bu şuur doğrultusunda yaşamına yön vermek mecburiyetindedir. “Kul” olarak şahadet alemine gönderilen her insan önce kendisini yaratan “Halıkına”, sonra kendi nefsine karşı ve sonrasında da çevresine karşı (ailesine, arkadaşları, içinde yaşadığı toplum, fiziksel çevresindeki nebâtât-hayvanât gibi her canlı) değişik sorumluluklar içerisindedir.İşte DİN insanların bu sorumlulukları'nın sınırlarını tespit eden, yapması ve yapmaması gerekenleri ifade eden, bunun sonucunda da hem bu dünyasını, hem de ahiretini kazanmasına neden olacak bir SİSTEM olmuştur. Peygamberler de bu sistemi açıklamak üzere gönderilmiş “seçkin kullardır.Din, son peygamber Hazreti Muhammed Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile kemal bulmuş ve Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)  ahir zaman peygamberi olarak diğer peygamberlerin üstün ve seçkini olma vasfı ile “Habibullah” şerefine nail olmuştur. Salât ve selam O'na ve ashabına, ehl-i beytine ve onun yolunda olan tüm insanların üzerine olsun...Din, her şeyden bir şey değildir. DİN her şeydir. Din, hayatın bölümünde uygulanan bir anlayış değil, HAYATIN KENDİSİDİR... Öyleyse insanın sorumlulukları hangi sosyal statüde olduğuna göre önem arzeder. Ailemizde “baba” olarak sorumluluklarımızın yanı sıra “komşu” olarak etrafımıza sorumluluklarımızın yanı sıra “komşu” olarak etrafımıza sorumluluklarımız, “hoca” olarak öğrencilere ve velilere sorumluluklarımız hep  “kulluk” kapsamındaki sorumluluklarımız çerçevesindedir.Öyleyse öncelikle sorumluluklarımızın farkına varmak, sonra da bunların gereğini yerine getirmek en önemli görevimizdir. Sorumluluklarımızın farkına varan ve bunu uygulamaya başlayan her insanın HEDEFLERİ olmalıdır. 1- Uzun vadeli hedefleri. 2- Kısa vadeli hedefleri.Uzun vadeli hedefleri: Ölüm anı gelinceye kadar ihlasını kaybetmeden Allah'ın (Celle Celaluhu) bana verdiği potansiyellerimi en yüksek düzeyde nasıl kullanabilirim? Talebe yetiştireceksem en iyi verim nasıl alabilirim? Vekil isem insanlara hizmetimde ne gibi yaklaşımlar sergileyerek onlara en iyi hizmeti verebilirim?...gibi.Kısa vadeli hedefleri: Bunlar ise uzun vadeli hedeflerin günlük-haftalık-aylık programı ve uygulaması şeklinde olmalıdır. Örnek: Uzun vadeli hedefin şu, şu vasıflarda öğrenciyi şu kadar senede yetiştirmek, kısa vadeli hedefim bu vasıflara ulaşabilmesi için bugün, bu hafta veya bu ay hangi çalışmaları yapmalıyım, hangi metotlarda daha fazla verim sağlayabilirim, aksaklıklar varsa bunları nasıl düzeltebilirim gibi hedeflerin konulması ve uygulanması gerekir.Bu değerlendirmeler esnasında zaman zaman aynı görevi üstlenen meslektaşlarımızla bir araya gelerek mesleki deneyimlerimizi paylaşmak, onlarla istişare ederek düzgün giden ve aksayan konularda fikir alışverişinde bulunmak da hizmetimizde verimin yükselmesine sebep olacaktır.ubeydullah Ahrar (Kuddise Sirruhu) buyurdu ki:“Biz bu yoldaki mesafeleri sadece tasavvuf kitapların okuyarak değil, okuduklarımızı imkan nispetinde tatbik etmek ve halka hizmette katettik. Herkesi bir yoldan götürürler, bizi de hizmet yolunda götürdüler.

Aziz kardeşim

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّى يَأْتِيَكَ الْيَقِينُ“Sana yakin(ölüm) gelinceye kadar Rabbine kulluğa devam et.” (Hicr Suresi: 99) ayet-i kerimesi gereğince her mü'min gözünü açıp kapayacak kadar kudrete sahip olduğu sürece kulluk gereği olan hizmetlere devam etmekle mükelleftir. Öykeyse hizmet ehli üç yönden kendini disipline etmelidir:

A)Şahsiyet yönünden

B)Gelişen ve değişen şartlar altında bulunan dünyayı ve insanları doğru olarak değerlendirme yönünden.

C)Kullandığı metotlar yönünden

Bunlara kısaca değinecek olursak:

 

A)Şahsiyet Yönüyle Hizmet İnsanı Nasıl Olmalıdır?

1- HİZMETİN ÖNENEMİNİ İDRAK ETMİŞ OLMALIDIR: Hizmet ehli her şeyden önce hizmetin kendisi için büyük ganimet ve lütuf olduğunu düşünmeli ve bunu ailesi ile her daim paylaşmalıdır. Hizmette “ben” kavramı önemli olduğu gibi “biz” kavramı son derece önemlidir.

“Ben” görevimi hakkıyla yapmazsam hizmet aksar diye düşünen kişi “ biz” bu görevde bir bütünüz ve Allah (Celle Celaluhu) rızası doğrultusunda tüm gücümüz ile çalışmalıyız prensibini benimsediğinde Allah'ın (Celle Celaluhu) izni ile aşılamayacak engel yoktur. Ailesi, hizmet arkadaşları ile bütünleşen bir insan çalışmalarında daha başarılı olacaktır. Unutulmamalıdır ki, hizmet etme fırsatı herkese nasip olmaz. Çok kimseler vardır ki, her hususta hizmet kabiliyetleri olduğu halde zaman ve mekan müsait olmadığından hizmet etmekten nasipleri yoktur. Hizmet edenler hizmeti bir nimet bilip tevazularını arttırmalı ve  hatta bu nimete vesile oldukarı için hizmet edilenlere teşekkür edası içinde bulunmalıdırlar.

İmam-ı Rabbani Hazretleri (Kuddise Sirruhu) buyurdu ki: “Nasıl ki bir kişi çok kişilerin kemalat elde etmesine sebep olabiliyorsa, bir çok kimselerin de bir kimsenin kemalat elde etmesine sebep olması mümkündür. Zira her ne kadar bir üstad talebelerinin kemalatına sebep oluyorsa da onların da karşılıklı in'ikas neticesinde üstadlarının kemalatına bir sebep olduğu muhakkaktır.”

 

Yüce Rabbimiz (Celle Celaluhu)

لاَ يُكَلِّفُ اللّهُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا

“Allah (Celle Celaluhu), her bir kişiyi ancak  gücünün yettiği ölçüde mükellef tutar.”  (Bakara Suresi: 286) buyurmuştur. Bu yüzden mü'mine düşen, hizmetleri yeterli görmeyip “daha başka neler yapabilirim” düşüncesi ile sürekli hizmet iştiyakı içinde olmalıdır. Hizmet ehli zayıflık ve imkansızlıklara bakarak ye's, gaflet ve rehavete kapılmamalıdır. Hiç bir zaman Allah (Celle Celaluhu) yolunda yapabileceği hizmetlerin sona erdiğini düşünmemelidir. Ömrünün sonuna kadar devamlı artan bir hizmet ve mücahede içinde yaşamalıdır.

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّى يَأْتِيَكَ الْيَقِينُ

“Sana yakın (ölüm) gelinceye kadar Rabbine kulluğa devam et.” (Hicr Suresi: 99) ayet-i kerimesi gereğince hizmetine devam etme sorumluluğu taşımalıdır.

2- KALBİ MANEVİ ÖZELLİKLER İLE ZİNETLENDİRMEK: Hizmette bulunanların gönlü feyz ve ruhaniyetle dolu olmalıdır. Gönül feyzinden mahrum bir hizmet, çöle dökülen bir kova su gibidir. Kuran bir toprağa atılan bir tohum tarla farelerinin kursağında yok olmaya mahkumdur. Bu nedenle hizmet, insanı, şahsi hayatının manevi gıdasına dikkat etmek zorundadır. Ibadetlerde ruhaniyete, ahlak ve muamelatta incelik, zerafet ve diğergamlığa önem verip ruhen olgunluğa kavuşmalıdır. Hizmet eden kişinin gönlü mümbit bir toprak gibi olmalıdır. Toprağın üzerinde gezen canlılar onu çiğner ve cürufunu da oraya dökerler. Ama toprak bu cürufun hepsini temizler ve sonra çeşit çeşit güzellikte nebatlar bitirerek üzerinde dolaşan bütün mahluku besler. Hizmet ehlinin gönlü de böyle mübit bir toprak gibi olmalıdır. Bunun sağlanması ise şu esaslara dikkat etmeye bağlıdır:

a) Kalbin daima surette Allah (Celle Celaluhu) ile beraber olması

b) Kalbin Allah (Celle Celaluhu) ve Rasulünün (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) muhabbeti ile dolu olması

c) Kalbin din kardeşlerine muhabbet ile dolu olması

d) Kalbin Halıktan ötürü mahlukata sevgi, şefkat ve merhamet ile dolu olması

 

3- İHLAS VE İSTİKAMETİ MUHAFAZA ETMELİDİR: İhlas ve istikamet, hizmet ehlinin vazgeçilmez iki temel vasfı olmalıdır. Gerçek bir hizmet ehli olabilmek, Allah'ın (Celle Celaluhu) kuluna yüce bir lütfudur.Bu yüce lütfun kadirini iyi bilmeli ve yapılan her işte istikamet üzere olmaya çalışılmalıdır.

İmam-ı Rabbani Hazretleri (Kuddise Sirruhu) kulluğun formülünü verirken üç unsuru belirtir. 1- İlim. 2- Amel. 3- İhlas. “İlim ve amel ihlasın temininde gerekli temellerdir” der. Öyleyse ihlasın temini için ilmimizi arttırmaya her daim devam etmek, sonra da ilmimizi amel noktasında uygulayarak teıriden pratiğe dönüştürmek ihlasın temini için son derece önemlidir Şunu her hatırlamalıyız: “Cenab-ı Hak hizmetlerimize ihlasımız nispetinde bereket ihsaneder.”

İhlasla hizmet edenler şeytan ve avanesinin hile ve desiselerine karşı ilahi teminat altındadırlar. Bu gerçek şu ayet-i kerime ile ifade edilmiştir:

,قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصِينَ

“İblis Cenab-ı Hakka'a hitaben dedi ki) Senin izzet ve azametine yemin ederim ki, kullarının hepsi ni mutlaka  azdıracağım. Ancak onlardan ihlasa erdirdiğin kulların müstesna.” (Sad Suresi: 82-83) İhlas, hizmetin sıhhatinin en büyük şartıdır. İhlasın olduğu yerde tefrika, benlik ve ihtiraslar kaybolur. Nefse pay çıkarma yolu tıkanmış olmalıdır.

4- HİZMET EHLİ İLMEN VE AHLAKEN KENDİNİ SÜREKLİ GELİŞTİRMELİDİR: Hizmet insanı verimli olabilmesi için kendi gelişimini de ihmal etmemelidir. Sürekli bir tekamül (olgunlaşma) gayreti içinde olmalıdır.

5- HİZMET SIRASINDA OLUMSUZLUKLAR YAŞANACIĞI GÖZ ÖNÜNE ALINMALIDIR: Hizmet ehli hizmeti sırasında pek çok olumsuluklarla karşılaşacağını unutmamalı. Ama güçlüklerin bu yolda onlara verilen Allah'ın (Celle Celaluhu) cilveleri olduğu gerçeği unutulmamalıdır. “Belanın en şiddetlisi peygamberlere, sonra velilere ve sıra ile diğer insanlara gelmiştir” ifadesi sürekli hatırlanmalıdır.

6- Hizmet insanı etrafına güven veren, olumsuz olaylar karşısında soğukkanlı hareket edebilen, güzel ahlaklı ve sağlam karakterlidir. Ahde vefalıdır. Yapamayacağı sözler vermez, verdiği sözleri ise yerine getirir.

B) HİZMET İNSANININ DEĞİŞEN VE GELİŞEN ŞARTLAR ALTINDA BULUNAN DÜNYAYI VE İNSANLARI DOĞRU OLARAK DEĞERLENDİRME YÖNÜNDEN ÖZELLİKLERİ

Aziz kardeşlerim! Bu yönü ile hizmet insanının tarihi geçmişini çok iyi bilmesi gerekir.“Dünün doğru değerlendirmeyenin bugünü ve yarını tehlike altındadır.” Geçmiş yaşantıları ve bu günü değerlendirebilmek için “tarihten” ibaret alabilmeli ve bu günümüzü de iyi tespit edebilmeliyiz. Hizmet insanı gerek olayları değerlendirmede, gerekse insanları tanımada aktif olmalıdır. Hazreti Mevlana'nın (Kuddise Sirruhu) buyurduğu gibi; “Sizin anlatacaklarınız, karşısındakinin anlayabileceği kadardır.” Öyleyse insanların anlayış seviyelerini, fıtratlarını, bizden beklentilerini çok iyi kavramak gerekir. Bunun sonucu hizmetlerimiz arz talep şeklinde gerçekleşebilsin. İnsanlarla diyaloglarımıza son derece dikkat etmeliyiz.

C) HİZMET EHLİNİN KULLANACAĞI METOTLAR:

a) Sevgi ve saygı temeline dayalı bir anlayışa sahip olmalıdır. Kalp kazanmada bu anlayış en önemli unsurdur. Günümüzde elinden tutulmaya, tatlı tatlı anlatılıp düşündürülmeye ve hidayete erdirilmeye muhtaç pek çok insan vardır. Hizmet ehlinin kullandığı metodun sert olması, muhatabına “kaldığın yerde kal” demekle eş anlamlı olur. Ayet-i kerimede Hazreti Musa'ya (Aleyhisselam) Firavun karşısında bile yumuşak sözlü olması emredilmiştir. (Taha Suresi: 44) Efendimize (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Uhud savaşından sonra inen ayette

فَبِمَا رَحْمَةٍ مِّنَ اللّهِ لِنتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لاَنفَضُّواْ مِنْ حَوْلِكَ

“Allah'ın (Celle Celaluhu) rahmeti sebebi iledir ki, Sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi.” (Âl-i İmran Suresi: 159) buyurulmuştur.

 

b) Alimlerin de belittiği gibi Muhabbet + Merhamet+Hürmet insanlar arası ilişkilerde gerekli olan temel özelliktir. Görüşü ve görünüşü her ne olursa olsun, karşımızdakine göstereceğimiz muhabbet, sonra merhamet ve hürmet bizim temel vasfımız olmalıdır.Hizmete muhtaç insanlar yaralı bir kuş gibidirler. Onlara göstereceğimiz muhabbet ve şefkat “ yaratılanı severim Yaratandan ötürü” anlayışının bir göstergesidir.

c) Hizmet ehli affedici olmalıdır. Ayet-i kerimede

خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَأَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِلِينَ 

“(Ey Rasulüm!) Affedici ol. (Aklen ve şer'an) iyi ve güzel olan şeyleri emret. (delil kabul etmeyen ısrarcı)  cahillerden yüz çevir.” (A'raf Suresi: 199) buyuruluyor. Affetmek  Allah'ı (Celle Celaluhu) sevip O'nun ahlakı ile ahlaklanmanın doğal sonucudur. Halık'ın nazarı ile mahlukata bakış affın zeminini hazırlar.

d) Hizmet ehli, insanların ayıplarını araştıran değil, ayıp ve kusurları örten olmalıdır. Problem çıktığında problemi üretici değil, çözücü nitelikte olmalıdır. İşi söze ve tenkine döküp eksik ve gedik aramak yerine olaylara yapıcı bir ruh ile müspet yaklaşabilmelidir.

e) Sıkıntılar karşısında tıkanıp karamsarlığa düşmek, yılgınlık gösterip kenara çekilmek hizmet insanına uygun olmaz. Hizmet ehli kimseler Peygamber Efendimiz'in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şu sözünü gönülden çıkarmamalıdırlar: “Ey Rabbim! Aciz-likten, tembellikten, korkaklıktan, eli kolu dökülür derece takatsizlikten Sana sığınırım...” (Buhari,Deavât: 38)

hizmette başarının anahtarı sabır ve sebattır. Allah (Celle Celaluhu)      

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اصْبِرُواْ وَصَابِرُواْ وَرَابِطُواْ وَاتَّقُواْ اللّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

“Ey iman edenler! Sabredin, sebat gösterin, hazırlıklı ve uyanık olun. Allah'tan (CelleCelaluhu) korkun ki başarıya erişesiniz.” (A'li İmran Suresi: 200) buyurmaktadır. Yine bir diğer ayette.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَعِينُواْ بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ

“Ey iman edenler! Allah'tan (Celle Celaluhu) sabır ve namaz ile yardım dileyin. Şüphesiz ki Allah (Celle Celaluhu) sabredenlerle beraberdir.” (Bakara Suresi: 153)

f) Hizmet ehli insanların zaman zaman bir araya gelip istişare etmeleri, birbirlerinin düşünce tecrübelerinden faydalanmaları hizmet açısından olduğu kadar aynı görevi paylaşan insanların birbirleri ile hemhal olmaları ve kaynaşmaları açısından önemlidir.

HİZMET EHLİNİN EŞLERİ NASIL OLMALIDIR?

1- Hizmet ehli hizmetinden sorumlu olduğu kadar eşi de kendisine destek olma ve motive etmede ne denli etkili olduğu bilincine sahip olmalı ve hizmeti “biz” anlayışı çerçevesi içerisinde değerlendirmelidir.

2- Cemaat içinde kendisini tanıyan ve tanımayan herkese aynı ilgi ve hürmeti göstermeli, toplum içinde sevecenliği, güler yüzlülüğü, insanlara saygı ve hürmeti, ahlak ve edebi ile örnek olmalıdır.

3- Eşinin eksik ve hatalı olduğu noktalarda bunu kendisi ile paylaşabilmeli ve karşılıklı diyalog ile hizmetin daha verimli olması için çaba sarfetmelidir.

4- Eşinin görevi nedeni ile kendisi de değişik anlayışta, yaşantıda ve fıtratta insanlarla karşılaşacağı için insanları tanımak ve anlamak için çaba sarfetmelidir.

5- Toplumun içinde veya görev alan kişilerin eksik ve hatalarını gördüğünde ikaz etmesi gerekiyorsa onları kırmadan ve yalnız bir ortamda bunu yapmalıdır.

6- Hizmet ehli kadar eşi de fedakarlık ruhuna sahip olabilmelidir. Bir çiçeği bile yetiştirirken emek, zaman ve sabır gerektiği gibi, topluma hizmet eden kişinin yoğun çalışma temposunun arttığı dönemlerde eşinin “topluma hizmet ettiğini, bunun ise halka hizmet Hakka'a hizmettir” anşayışından kaynaklandığını idrak edip anlayışlı ve sabırlı olmalıdır.

 

Hizmet gelip geçici bir sevda değildir. Son nefese kadar aşk ve sabırla ifade edilmesi gereken yüce bir vazifedir. Hazreti Mevlana'nın (Kuddise Sirruhu) buyuduğu gibi; “ZAFER=AŞK+SABIR” Formülünden ibarettir Başarı aşk ve sabırla elde edileceğine göre bu iki özelliğimizi her daim uyanık, aktif tutmak çabamız olmalıdır.

Şu üç özellikteki insan Allah'tan (Celle Celaluhu) uzaktır:

1- Rahatını düşünerek hizmetten kaçanlar.

2- Hassas olduklarını bahane ederek “içim kaldırmıyor” diyerek sefalet sahnelerinden ve matemlerin civarından uzak kalanlar.

3-Sefih ve fasıklarla hemhal olanlar.

Hayatın lezzeti ise şu üç yerde zuhur eder:

1- Aşk ile birleşen imanda.

2- Vecd ve huşu ile eda edilen ibadette.

3- Meftun edici davranış ve güzellikleriyle yapılan hizmette

 

Aziz kardeşlerim! Hizmet ehli kimselerin sahip olması gereken özellikleri sizlerle paylaştıktan sonra son söz olarak belirtmek isterim ki; “İnsanlara hak ve hakikati anlatırken bize düşen ancak tebliğdir. (maide Suresi: 59) Hatırlatır, nasihat eder, ama zorlamayız. (Ğaşiye Suresi: 21)

Sevdiğimizi bile ne kadar yürekten istesek de hidayet edemez (Kasas Suresi: 52), ancak Allah'ın (Celle Celaluhu) lütfu ile hidayetine vesile olabiliriz. (Şura Suresi: 52)”

Allah (Celle Celaluhu) gayretlerimizi daim, hizmetlerimizi makbul ve hepimizi

سَمِعْنَا وَ اَ طَعْنَا

“İşittik ve itaat ettik.” (Bakara Suresi: 285) diyerek hüsn-ü hatime sahibi eylesin. (Amin!)

 

Kaynak

Lalegül Dergisi

Yetimin Umudu Ol!

DİĞER MAKALELER

BENİM HAFIZIM