BAĞIŞ YAP

Kurban Soruları? (2)

Kurban Soruları?  (2)
1-Soru
Kurban nasıl dağıtılır (tasadduk edilir)?
Cevap
En faziletli olan, kurbanın üçte birini tasadduk etmesi, diğer üçte birini zengin de olsalar akraba ve arkadaşlarına ziyafet çekmesi, son üçte birini evinde saklamasıdır.
Allâh-u Teâlâ şöyle buyuruyor.
فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرّ
"Etinden yiyin. Dilenmeyen ve dilenen fakire yedirin (Hacc Sûresi: 36)
 
فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ
 
"Onlardan yiyin ve eli dar olanla fakire yedirin" (Hacc Suresi:28)
 
Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşur.
"Sizlere, kurbanların etlerinden yemeyi yasaklamıştım. Artık onları yiyin ve saklayın" (Beyhaki, es-Sünenü'l-Kübra, No: 7196, 4/128)
Kitap ve sünnetle sabit olmuştur ki, et hususunda müstehab olan biz Hanefilerin zikrettikleridir. Yani kurbanının etinden kendisinin yiyebileceği ve zengin olsun, fakir olsun başkalarına yedirebileceğidir.
Ayrıca bayram günleri Allâh-u Te'ala'nın,  kullarına ziyafet çektiği günlerdir. Herkesi bu ziyafete ortak etmek mendubtur.
Zengin, fakir herkese yedirir. Çünkü hepsi Allâh-u Teâlâ'nın misafirleridir.
Kurban sahibinin, kurbanının tamamını zenginlere ve fakirlere hibe etmesi caizdir. Hepsini fakirlere tasadduk etse de caizdir.
Hepsini kendisi için saklasa yine caizdir. Çünkü kurban ibadeti kan akıtmakla yerini bulmuştur.
Kurbanın etini tasadduk etmesi nafiledir, vacib değildir.
Kurbanın etinin tamamını kendisi için üç günden fazla saklaması caizdir.
Zira bu husustaki yasaklama, İslam'ın başında vaki olup sonra neshedilmiştir.
Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir.
"Ben, azık istemek için gelen Arap bedeviler sebebiyle üç günden fazla kurban etlerini saklamanızı yasaklamıştım.
Şimdi Allah (Celle Celülühü) bolluk ihsan etmiş bulunuyor. Uygun gördüğünüz saklayabilirsiniz." (Berhaki, es-Sünenü'l-Kübra. No: 7/197. 4/129)
Kurban etini yedirmek ve fakirlere tasadduk etmek en faziletli olandır.
Ancak kurban kesenin çoluk çocuğu olur ve durumları da iyi olmazsa, kurban etini çoluk çocuğu için evinde bırakması daha faziletlidir. Zira kişinin ihtiyacı, başkalarının ihtiyacından daha önceliklidir. Nitekim Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Önce kendinle başla, sonra başkasını gözet" (el-Bedâyi)
Kurbanın derisinin, yağının, etinin, ayaklarının, yününün, tiftiğinin, tüyünün ve kesildikten sonra sağılan sütünün satılması helal olmaz.
Kurbanı kesenin ücreti de bunlardan verilmez. Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Alevhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Kurbanının derisini satan kimsenin kurbanı olmaz." (Bevhaki, es-Sünenü'l-Kübra No:19233. 9/496)
Rivayet edilmiştir ki, Peygamber Efendimiz Sallallahu Alevhi ve Sellem) Ali (Radiyallahu Anh)'a şöyle buyurmuştur:
"Kurbanın çulunu (üzerine örtülen örtüyü) ve yularını tasadduk et. Kasabın ücretini onlardan verme" (Zeyla'i. Nashu'r-ruve 3/165)
Ali (Radıyallahu Anh) şöyle buyurmuştur.
"Kurban kestiğiniz zaman kurbanlarınızın etlerini ve derilerini satmayınız. Onlardan yiyiniz ve faydalanınız" (el-Bedayi)
Ayrıca kurbanlar Allâh-u Teâlâ'nın kullarına ziyafet verdiği ziyafet sofrasının yiyecekleridir.
Ziyafete gelenin ziyafet sonrasındaki yemekten satması diye bir şey olamaz.
Şayet kurban kesen kurbanın etinden satarsa, Ebu Hanîfe ve İmâm-ı Muhammed
(Rahimehumellah)’a göre, bu satış geçerlidir.
Ebû Yûsuf (Rahimehumellah)’'a göre ise geçerli değildir. Bu görüşlerin gerekçesini geride anlatmıştık. Bu durumda aldığı parayı tasadduk eder.
 
Çünkü bu parayı yasak bir yoldan elde etmiştir.
Yasak paradan elde edilen paradan kurtulmanın yolu ise onu fakirlere sadaka vermektir.
Bir kimse kurbanının derisinden kendi evinde istifade edebilir. Şöyle ki: Onu kırba, post ve seccade benzeri şeyler yapabilir. Nitekim:
"Aişe (Radiyallâhu Anha) kurbanının derisinden kırba (su kabi) edinmiştir." (el-Bedâyi)
2-Soru
Bir kurbana kaç kişi ortak olur?
Cevap
Bir koyun veya keçi, iki koyun kadar büyük de olsalar, ancak bir kişi adına kurban edilebilirler. Aslında deve ve sığırda bile ortaklığın olmaması, kıyasa uygundur.
Çünkü burada ibadet; kan akıtmaktır. Bu ise cüzlere ayrılmayı kabul etmez. Zira bu, bir kesimdir.
Ancak sığır ve devede ortaklığın caiz olduğu (Rasûlüllah  Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den gelen rivayetler vasıtasıyla öğrenmiş bulunmaktayız.
Bu yüzden koyun ve keçi hakkındaki hüküm, asıl kıyas üzere kalmıştır. Bunlarda ortaklık caiz değildir.
Sığır ve devede ortaklığın caiz olduğuna dair, Cabir (Radıyallahu Anh):
 
"Rasûlüllâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le beraber Hudeybiye'de; deveyi de yedi kişi adına
sığırı da yedi kişi adına kurban ettik. " (Ebû Davud, Dahaya: 7. No:2809. 2/108)
Soru Rasulüllah (Sallallahu Aleshi ve Sellem):
"Beyaz iki koçtan birini kendi adına diğeriniyse, ümmetinden kurban kesemeyenler adına kesmiştir." şeklinde bir rivayet yok mudur? (Zebidi, ithaifü's-sâde: 3/405
Bir koyunu ümmeti adına nasıl kurban etmiştir. Bir koyunda bütün ümmetin ortaklığı nasıl düşünülebilir?
Cevap: Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, bir koyunu ümmeti adına kesmesi, sevabı onlara ait olsun diyedir. Yoksa kurbanın cüzleri onlara ait olsun diye değildir.
Not: Hanbelîler, ev halkı adına bir koyunu, bir ineği veya bir deveyi kurban etmeyi caiz görmüşlerdir. Onların bu husustaki delili şunlardır:
"Nebî (Sallallahu Aleyhi ve sellem), bir koçu kendisi ile ailesi adına kesmiştir.
Boynuzlu beyaz iki koçun birini kendi adına, diğerini de ümmeti adına kesmiştir." (Ebu Davud, Dahiva: 4. No:2795 ,2792, 2/104)
Ayrıca Ebû Eyyûb (Radıyallahu Anh)'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Bir adam, Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) döneminde bir koyunu kendi adına ve ev halkı adına kurban eder, ondan hem kendileri yer, hem de başkalarına yedirirlerdi." (İbni Mace, Edaha : 10, No:3147, 2/1051. el-Fıkhu'l-İslamiyyü ve edilletühü, 4/2725)
Bu rivayetler karşısında diyeceğimiz şudur ki; Bunlar, kurban kesmesi vacib olmayan kimseleri sevaba ortak etme kabilindendir.
Yoksa bir koyun ve bir keçi gibi küçük baş hayvanlar, üzerinde kurban yükümlülüğü bulunan bir kişiden fazlasına yeterli olmaz.
Bir deve ve bir sığır da, yedi kişiden fazlası adina kurban edilemez. Ancak yedi kişi adına veya daha az kişiler adına kurban edilebilir. Çünkü sığır ve bir deve, yedi koyun mesabesindedir.
Yedi koyunu yedi kişi adına kurban etmek caizdir. Bu yedi kişinin bir ev halkından olmasıyla iki ev halkından olması arasında bir fark yoktur.
Sığır ve deve de böyledir.
Bazıları; sığır ile deve arasını ayırmışlar ve şöyle demişlerdir: Sığır yedi kişiden fazlası adına kurban edilemez. Deveyse, on kişi adına kurban edilir.
Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sallem)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Deve, on kişi adına (kurban olarak) kifayet eder. (el-Bedayi)
Devenin, kıymetçe sığırdan daha pahalı oluşu da, kıyas olarak burada devreye girebilir.
Biz Hanefiler bu görüşe şöyle cevap veririz: Bu husustaki rivayetler, ihtilaflı olduğundan, ihtiyatlı olanı almak bizce vaciptir.
İhtiyat ise; bizim söylediğimizdedir. Çünkü devenin yedi kişi adına kurban edilmesinin caiz olması ittifaklı bir hükümdür. Daha fazla kişi adına kurban edilmesinde ise ihtilaf vardır.
Öyleyse ittifak edilen görüş ile amel etmek, kesin olanla amel etmektir.
3-Soru
​Vekalet vererek kurban kesilebilir mi?
Kurban kesiminde vekil tayini iki çeşittir.
a)Nassan: Yani. “Seni kurbanımı kesmeye vekil ettim” diyerek açıkça vekil etmek.
b) Bir kimse kurban etmek için bir koyun satın alsa, bayram günü geldiğinde onu kesmek için yatırsa ve ayaklarını bağlasa, o esnada kurban sahibinin izni olmaksızın bir adam gelip o kurbanı kesse, kurban sahibi adına bu kurban istihsanen geçerli olur.
Kıyasa göre caiz olmaz. Bu durumda kesenin, kestiği koyunun kıymetini ödemesi gerekir. Çünkü bu adam, başkasının koyununu, onun emri olmadan kesmiştir.
İstihsanın veçhi ise şudur: Mademki bu kişi koyunu kesmek için satın almış ve onu kesmeye tayin etmiştir,  başkasının kesmesiyle satın alanın maksadı yerine gelmiştir.
Hatta ondan kesme külfetini düşürmüştür zahir olan, koyunu satın alanın da buna razı olmasıdır. O halde bu adama delaleten koyunu kesmeye izin verilmiştir. Kesen herhangi bir şey ödemez.
Kesilen koyun da onu satın alan adına kurban edilmiş olur. Fetva bu görüş üzeredir.
Koyun satın almaya vekil edilen kişinin; müvekkilin emri olmaksızın o koyunu kesmesi uygun olmaz. Eğer keserse istihsanen caiz olur. Çünkü vekil, müvekkiline kesim işinde yardım etmiş sayılır.
Bu itibarla müvekkilin delaleten izin vermiş olması tahakkuk etmiştir. Ancak müvekkil, izinsiz kesilen koyunun kıymetini vekile ödettirmeyi tercih ederse, kesilen koyun, müvekkil adına kurban olmaz.
 
4-Soru
Makine ile kurban kesilirmi?
Cevap
Bir kimse kurban kesmek istese, koyunun sahibi kasabın eliyle beraber kendi elini bıçağın üzerine koysa ve böylece başkasıyla kesim için yardımlaşsalar; Şeyh imam demiştir ki: Her birinin besmele çekmesi gereklidir. Biri besmele çekmeyi terk ederse caiz olmaz. “ Zahîriyye”de de böyledir.
Bu durumda makinayla kesilen hayvanlara helal demek zora gitmiştir. Zira yukarıdaki fetvadan anlaşılacağı üzere; burada makine, yardımcı kişi konumunda olduğundan onun da besmele çekmesi gerekmektedir ki bu da mümkün değildir. Dolayısıyla, kesime başlarken düğmeye besmeleyle basılsa bile, makinayla kesilen etlerden sakınmak lazımdır.
5-Soru
Ölmüş kişi adına kurban kesilirmi ?
Öncelikle sunu ifade etmeliyiz ki, ölen bir kimseler adına kesilen kurbanlarda aranan şartların da diğer kurbanlarda aranan şartlardan farkı yoktur. Bir kimse kendi arzusu ile bir kurban kesip sevabını ölüye bağışlamak isterse bu kurbanı senenin herhangi bir gününde kesmesi mümkündür. Ancak bu şekilde kesilecek bir kurbanın arife günü kesilmesinin efdal olduğu söylenmektedir. Çünkü bu şekilde kesilen kurbanın etleri fakir fukaraya dağıtılarak onların sevinmesi sağlanabilir. Fakirler nasıl olsa kurban bayramı günü kesilen kurbandan istifade edeceklerdir. Hâlbuki arife günü onların bu ihtiyaçlarının giderilmesi kendilerinin ziyadesiyle memnun olmalarını sağlayacaktır. Fakir fukaranın bayramdan önce bu şekilde sevinçli olarak bayramı karşılamalarına vesile olmanın ne kadar büyük sevap kazandıracağı ise su götürmez bir gerçektir.
Ölen bir kimse adına kesilen kurbanı, kişinin herhangi bir vasiyetinin bulunması veya bulunmamasına göre iki şekilde ele almak mümkündür. Dolayısıyla vasiyetinin veya adağının bulunması halinde ölmüş kimse için kurban kesilmesi gerekli hale gelir. Bu durumda kesilen hayvanın etinin tamamen fakirlere dağıtılması gerekmektedir.
Vasiyet veya adak olmasa bile Şafiilerin dışında kalan fakihlerin çoğunluğuna göre yalnız Allah rızasını gözetmek, sevabını ölenin ruhuna bağışlamak ve ondan maddi-manevi herhangi bir menfaat beklememek şartıyla birinin ölen bir yakını adına kurban kesmesi dinen caiz görülmüştür. Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) vefatından sonra Hz. Ali biri kendi adına diğeri de Hz. Peygamber’in adına olmak üzere devamlı olarak iki koç kurban etmiş, niçin böyle yaptığını soranlara da bunu bana Allah Resulü vasiyet etti, ben de onun adına kesiyorum ve bunu asla bırakmayacağım” demiştir.
 
Etiketler: Kurban nasıl dağıtılır, kurban nasıl tasadduk edilir, kurban eti nasıl dağıtılır, kurban derisi ne yapılır, bir kurbana kaç kişi ortak olur, kurbanda ortaklık nasıl olur, vekalet vererek kurban kesilirmi, makine ile kurban kesilirmi, ölmüş kişi adına kurban kesilirmi, Peygamber efendimiz adına kurban kesilirmi

 

 

 

BENİM HAFIZIM

DİĞER MAKALELER

BENİM HAFIZIM