BAĞIŞ YAP

Sabretmek Her Zaman İmtihandır.

Sabretmek Her Zaman İmtihandır.

İnsanoğlu dünyaya imtihan edilmek için gönderilmiştir İmtihanın bir gereği olarak, dünya hayatında çeşitli sıkıntı ve zorluklarla karşılaşmamız aslında tabiî bir hadisedir Yüce Rabbimiz bu gerçeği bize “Muhakkak biz insanı, meşakkat, imtihan ve çile yüklü bir hayata gönderdik”[1] buyurmak suretiyle ifade etmiştir Konu ile ilgili diğer bir ayet-i kerime de “Şu muhakkak ki, gerek mallarınızla, gerek canlarınızla imtihana tabi tutulacaksınız”[2] buyrularak imtihanın ve dolayısıyla sabrın zorluğuna işaret edilmiştrDeğerli Müminler!Sabır; insanın geçici sıkıntı ve musibetlere gözünü kapayarak ebedi nimetlere gözünü açması; Ahiret yurdunu düşünerek dünyadan vazgeçmesi demektir
Sabır, müminin dünyada başına gelen derin acılar, gönlünü daraltan sıkıntılar ve ummadığı ölümler karşısındaki yegane sığınağıdır Mü’min sabrederek Allah’a yönelir ve başına gelen derin acıları, gönlünü daraltan sıkıntı ve meşakkatleri, ölümle gelen ayrılıkları, Allah’a teslimiyet ve tevekkül inancıyla uhrevî bir mükafata dönüştürür Başka insanların ölüm ve musibet anlarında isyan sözleri ve çığlıklarıyla kader inancını tehlikeye attıkları demlerde; hakikî mümin karşılaştığı tüm hadiselerin Allah’tan geldiğinin bilincinde olarak “Biz Allah’a âidiz ve elbette ona döneceğiz” [3] diyerek yaşadığı acı ve sıkıntıların üzerine sabır külü serper
Peygamber Efendimiz (sav) bir kabristanın yanından geçerken bir mezarın başında feryâd-ü figan eden yaşlı bir kadına rastlamış ve kendisine sabretmesini ve gerçek sabrın da; bela ve musibetin insanın başına geldiği ilk anda gösterdiği sabır olduğunu ifade etmiştir [4]Değerli kardeşlerim!Sabır; insanın öfke anında öfkesini yutması; kendisine yapılan kötülüklere karşı iyilikle mukabelede bulunması; şeytanın ve nefsinin kışkırtmaları karşısında günah işlemekten kaçınması; musibet ve sıkıntılar karşısında metanetli olması ve son nefesine kadar Allah’a ibadette daim olması demektir Mü’min; daima bir sabır insanı olmak zorundadır Çünkü sabırsızlık insanı isyana ve haddi aşmaya sürükler Hz Peygamber (sav), ayağımıza batan dikene varıncaya kadar başımıza gelen tüm sıkıntı, hastalık, keder ve yorgunlukların, günahlarımızın bağışlanmasına vesile olacağını bizlere müjdelemiştir [5]
Sabreden kulların mükafatını müjdeleyen bir âyet-i kerîmenin meâliyle hutbeme son vermek istiyorum; “İşte onlar, sabrettiklerinden ötürü cennetin en yüksek dereceleriyle mükafatlandırılırlar Orada esenlik ve dirlik dilekleriyle karşılanırlar” [7]
___________________

[1] Beled, 90/4
[2] Âl-i İmrân, 3/186
[3] Bakara, 2/156
[4] Buhârî, Sahîh, “Cenâiz”, 32
[5] Buhârî, Sahîh, “Merdâ”, 1; Müslim, Sahîh, “Birr”, 49
[6] Bakara, 2/153
[7] Furkân, 25/75

Sabır ve namazla yardım dileyin Bu, şüphesiz, huşû duyanların dışındakiler için ağır(bir yük)dır (Bakara s/45a)
Ey iman edenler, sabırla ve namazla yardım dileyin Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir (Bakara s/153 a)
Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz Sabır gösterenleri müjdele (Bakara s/155a)
Onlar, Calut ve ordusuna karşı meydana (savaşa) çıktıklarında, dediler ki: "Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et" (Bakara s/250a)
Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin Allah'tan korkun Umulur ki kurtulursunuz (Al-i İmran s/200a)
Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde Rabbimizin ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun "Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür" (A'raf s/126a)
Şimdi, Allah sizden (yükünüzü) hafifletti ve sizde bir za'f olduğunu bildi Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle (onların) iki binini yener Allah, sabredenlerle beraberdir (Enfal s/66a)
Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler "Hayır" dedi Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır" (Yusuf s/18a )
(Şehre dönüp durumu babalarına aktarınca o "Hayır" dedi "Nefsiniz sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır Umulur ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların tümünü bana getirir Çünkü O, bilenin, hüküm ve hikmet sahibi olanın kendisidir" (Yusuf s/83a)
Dedi ki: "İşte bu, benimle senin aranda ayrılma (zamanı)mız Sana, üzerinde sabır göstermeye güç yetiremeyeceğin bir yorumu haber vereceğim (Kehf s/78a )
Duvar ise, şehirde iki öksüz çocuğundu, altında onlara ait bir define vardı; babaları salih biriydi Rabbin diledi ki, onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım İşte, senin sabır göstermeye güç yetiremediğin şeylerin yorumu" (Kehf s/82a)
Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin (Taha s/130a)
Şu halde, güzel bir sabır (göstererek) sabret (Mearic s/5a)
Öyleyse, Rabbinin hükmüne sabır göster Onlardan günahkar veya nankör olana itaat etme (İnsan s/24a)
Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır) İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır (Bakara s/177a)
Talut, orduyla birlikte ayrıldığında dedi ki: "Doğrusu Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir Kim bundan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariç- onu tadmazsa bendendir Küçük bir kısmı hariç (hepsi sudan) içti O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): "Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok" dediler (O zaman) Muhakkak Allah'a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: "Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir" (Bakara s/249a)
Sabredenler, doğru olanlar, gönülden boyun eğenler, infak edenler ve 'seher vakitlerinde' bağışlanma dileyenlerdir (Al-i İmran s/17a)
Size bir iyilik dokununca tasalanırlar, size bir kötülük isabet ettiğindeyse buna sevinirler Eğer siz sabreder ve sakınırsanız, onların 'hileli düzenleri' size hiçbir zarar veremez Şüphesiz, Allah, yapmakta olduklarını kuşatandır (Al-i İmran s/120a)
Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar da aniden üstünüze çullanıverirlerse, Rabbiniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır (Al-i İmran s/125a)
Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri belirtip-ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip-ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? (Al-i İmran s/142 a)
Nice peygamberle birlikte birçok Rabbani (bilgin)ler savaşa girdiler de, Allah yolunda kendilerine isabet eden (güçlük ve mihnet)den dolayı ne gevşeklik gösterdiler, ne boyun eğdiler Allah, sabredenleri sever (Al-i İmran s/146 a)
Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azimdendir (Al-i İmran s/186a)

SABIR
Sabır ruhun bir melekesidir, güzel bir huydur Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabır ile olur Bir hakkı müdafaa ve muhafaza etmek için gösterilen sebat, sabretmekle mümkündür Allah'ın emirlerini yerine getirmek, aklın ve dinin hoş görmediği ve nefsin meşrû olmayan istek ve arzularına mukavemet edebilmek, hayatta elde olmadan başa gelen ve insana büyük elem ve keder veren bela ve musîbetlere karşı koyabilmek ve bunların üstesinden gelebilmek için sabırlı olmak ve sabretmeye alışmak lazımdır
Bütün faziletlerin anası, hayatta muvaffak olmanın ve kemale ermenin sırrı bu güzel özelliktir Her türlü rezaletin sebebi sabırsızlık veya gerektiği kadar sabır gösterememektir Sabır her faziletin üstünde bir değer taşır "Şüphesiz Allah Teâlâ sabredenlerle beraberdir" (el-Bakara, 2/153, 155)
Sabrın sonu selamettir, başarıdır Sabır acıdır Fakat sonucu tatlıdır Hz Peygamber (sas); "Sabreden başarıya ulaşır' ; "Sabır başarının anahtarıdır"; "Sabır bir ışıktır"; "Sabır cennet hazinelerinden bir hazinedir"; "Sana sıkıntı veren şeylere karşı sabretmende bir çok hayır vardır" buyurarak sabrın faziletini anlatmıştır
Hz Peygamber (sas); "Sabır, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür" (Buhârî, Cenâiz, 32) sözüyle bir felaketle ilk karşılaştığı zamandaki sabrın önemini vurgulamıştır Sabretmek, mahkûmiyete,meskenete ve zillete razı olmak, haksız tecavüzlere, insan haysiyetine gölge düşürecek saldırılara katlanmak ve bunlara ses çıkarmamak anlamına gelmezÇünkü meşru olmayan şeylere karşı sabretmek caîz değildir Bunlara karşı içten elem duymak ve bunlarla mücadele etmek gerekir İnsanan kendi gücü ve iradesiyle üstesinden gelebi...

BENİM HAFIZIM

DİĞER MAKALELER

BENİM HAFIZIM