BAĞIŞ YAP

Hadislerle Sosyal Medya Ahlâkı

Hadislerle Sosyal Medya Ahlâkı

İnsan, hayatının her alanında olduğu gibi iletişim teknolojisi alanında da ahlâkî kurallara ve prensiplere uymak zorundadır. Ahlâk, insanla ilgili bir kavram olduğu için insana dair her konuda, hayatın her alanında “ahlâkîlik” söz konusudur. İş ahlâkı, bilgi ahlâkı, bilim ahlâkı, siyaset ahlâkı, ticaret ahlâkı gibi farklı alanlarda ele alabileceğimiz ahlâk konusuna günümüzde eklenen bir alan da iletişim / bilişim ahlâkı kavramıdır. Kitle iletişim araçları olan gazete, radyo, televizyon ve internetin ortaya çıkıp yaygınlaşmasıyla birlikte iletişimde (gazetecilik, televizyonculuk, habercilik) ahlâkîlik konusu da gündeme gelmiştir. İletişim, insanların olduğu her zaman ve ortamda gerekli ve geçerli bir kavramdır.

Özellikle son dönemde iletişim, internet teknolojisinin gelişmesiyle birlikte devrim niteliğinde bir değişikliğe uğramıştır. Bu bağlamda insanların bilgi edinme ve haberleşme hızları yanında bilgiye ulaşma vasıtaları da değişmiştir. Konu, internet ve internet üzerinden oluşan sosyal ağlar olunca hem hukuku hem ahlâkı, başka bir ifadeyle iletişim ahlâkını, bilişim ahlâkını ilgilendirmektedir. İnternet teknolojisi yaşantımızda büyük değişikliklere sebep olduğu gibi kavramlarımızda ve değerlerimizde de önemli dönüşümlere kapı aralamıştır. Hızla gelişen bu teknolojinin yeni bir dünya oluşturduğunu söylemek mümkün ve bu yeni dünyanın hukuk ve ahlâk alanında da karşılığının olması kaçınılmaz görünmektedir.

Esasen hukuk ve ahlâk alanında temel değerler vardır ve bunlar değişmez. Ancak değişen şartlar bu alanlarda daha önce sorulmamış soruları gündeme getirir, insanı ve toplumu daha önce karşılaşılmayan problemlerle karşı karşıya bırakır. İşte ahlâk alanında da bu yeni sorulara cevaplar aranmalıdır. Başlangıçta sadece savunma ve eğitim alanlarında kullanılan internetin tüm dünyada her alanda bireysel kullanıcıları da içerecek şekilde yaygınlaşması, ticaretten sanata, eğitimden alışverişe, kişiler arası iletişim şekillerinden sosyal oluşumlara kadar pek çok konuda hayatın bütününde değişiklikler meydana getirmiştir. Meselenin ahlâkî yönü; ahlâkın insana özgü, insan için ve insana has bir konu olmasındandır. Sosyal medya olarak isimlendirdiğimiz olgu, günümüz toplumu için önemi inkâr edilemez bir gerçektir, hatta günümüz toplumunu bu olgudan bağımsız düşünmek mümkün görünmemektedir.

Nebevi Uyarılar ve Sosyal Medya

Her yerde olduğu gibi sosyal medya ortamında da Allah’tan korkacağız, sürekli iyilik peşinde olacağız: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “Nerede olursanız olun, Allah’a karşı gelmekten sakının ve her kötülüğün peşinden hemen iyilik yapın ki, onu silip yok etsin. Ayrıca insanlarla güzelce geçinin.” (Tirmizi, Birr, 55.) 

Sosyal medyada her gördüğünü paylaşan ve duyuranlardan olmayacağız: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “Her duyduğunu söylemesi kişiye günah olarak yeter.” (Ebu Davud, Edeb, 80.) 

Sosyal medya platformlarında iffet ve namusumuzu koruyacağız: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “Benim için altı şeye söz verin, size cennet sözü vereyim: Biriniz konuştuğu vakit yalan söylemesin, bir söz verdiğinde sözünden dönmesin, kendisine bir şey emânet edildiğinde hıyânet etmesin. Gözünüzü (harama) yumun, elinizi (haramdan) çekin, iffet ve namusunuzu koruyun.” (Ebu Ya'la, 4257, VII, 249.) 

Kimsenin ırz ve namusuna göz dikmeyeceğiz: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki “Başkalarının kadınlarına karşı nâmuslu ve iffetli olun ki, sizin kadınlarınız da nâmuslu ve iffetli olsunlar.” (Hakim, IV, 154.) 

Sosyal medyada küfürlü ve hakaret içeren yazışmalardan ve konuşmalardan kaçınacağız: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “Mü’min; insanları kötüleyen, lânetleyen, kötü söz ve çirkin davranış sergileyen kimse değildir.” (Tirmizi, Birr, 48.) 

İnternet ortamında gözümüzü, kalbimizi ve dilimizi her türlü kötülükten koruyacağız: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “Gönülden iman eden, kalbini her türlü fenalıktan temizleyen, dili doğruyu söyleyen, gönlünü hoş tutup hâline râzı olan, ahlâkını düzelten, (güzel) sözleri dinleyip ibret nazarı ile bakan kurtulmuştur.” (Ahmed b. Hanbel, V, 147.) 

Kimsenin ırzına ve namusuna dil uzatıp iftira atmayacağız: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “Azâbı en çok arttıran günahlardan birisi de Müslümanın ırzına (namus, onur ve haysiyetine) haksız yere dil uzatmaktır.” (Ebu Davud, Edeb, 40.) 

Sosyal medyayı gıybet ve ayıp aramak için kullanmayacağız: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “Ey dili ile iman edip kalpleri ile inanmayanlar, Müslümanların gıybetini etmeyin, onların gizli hallerini araştırmayın. Kim mümin kardeşinin gizli hallerini araştırırsa Allah’ta onun gizli hallerini ortaya çıkarır.” (Ebu Davud, Edeb, 40.) 

Sanal ortamda gerçek kimliğimizin bilinmemesinden faydalanıp kendimizde olmayan özellikleri varmış gibi göstermeyeceğiz: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “Kibirli ve kendinde olmayan şeylerle öğünen kimse Cennete giremez.” (Ebu Davud, Edeb, 8.) 

İkiyüzlü konuşarak insanları aldatmayacağız: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “İnsanların en fenası, birine ayrı, diğerine de ayrı görünen ikiyüzlü insanlardır.” Birine ayrı, diğerine ayrı konuşan kimseye, kıyâmet gününde Allah, ateşten iki dil verecektir.” (Taberani, Evsat, 888,IX, 409.) 

Yazışma ve paylaşımlarımızda kaba ve kırıcı bir üslup kullanmayacağız:

Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “Muhakkak Allah sertlik ve kabalığa vermediği ecir ve mükâfatları yumuşak huylulara ve güzel davranışlara verir ve Allah bir kulu sevdiği vakit de ona yumuşak huyluluk ihsan eder.” (Taberani, Kebir2274, II, 306.) 

Bizi ilgilendirmeyen konulardan ve boş işlerden uzak duracağız: Rasûlullah (s.a.v) buyuruyor ki, “Kişinin İslâmî güzelliklerinden biri de kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesidir. (Malik, Muvatta, Hüsnü'l-Huluk, 3, II, 903).

BENİM HAFIZIM

DİĞER MAKALELER

BENİM HAFIZIM