BAĞIŞ YAP

METÂ YORGUNLUĞU

METÂ YORGUNLUĞU

Metâ; alınıp satılan ticaret malı, sermâye, elde bulunan maddî varlık demektir. “Metâ Yorgunluğu” ise; büyük bir hırsla dünyaya sarılmak, kendini dünya metâı’nın çekiciliğine kaptırıp onun esiri haline gelmek, bir diğer ifadeyle “Dünyevîleşmek” demektir. Siyaset arenasında “Metal Yorgunluğu” olunca, nasıl ki performans düşüyor ve ba- şarının devamı için revizyona gidiliyorsa, “Metâ Yorgunluğu” olan bir müslümanın da şeytan ve nefse karşı mücadele gücü azaldığından, şu dünya imtihanında başarı- lı olması için kendisine çeki düzen vermesi gerekir. Eskiden ömürler uzundu, bin küsür sene yaşayanlar vardı. Şu âhir zamanda ise ömürler iyice kısaldı, yüz yaşını geçen yok denecek kadar az. Fakat şu kısacık ömre rağ- men insanoğlu dünyayı daha çok imar eder hale geldi. Bitmek tükenmek bilmeyen hırs ve uzun emeller sebebiyle yüksek binalar, gökdelenler ve plazalar inşa eden insanoğlu şu bunamış, buruşmuş, kokuşmuş dünyayı adeta mamur etme yarışına girdi. Ve… Dünyayı etkisi altına alan bu kapitalist kuşatma maalesef Müslü- manları da etkiledi. Öyle ki, dünya sevgisi ve mal edinme tutkusu adeta Müslümanları istila eder halde geldi. Maalesef minarelerinden ezan sesleri yükselen mâbetler boşaldı ve kapitalizmin mabedi durumundaki Alış Veriş Merkezleri hınca hınç doldu. Parayı nereden kazanıp nereye harcadığımızın sorulacağı ve yaptıklarımızdan mutlaka hesaba çekilece- ğimiz âhiret yurdu unutuldu, geçici olan şu dünya hayatına tamah edildi. Oysa Rabbimiz ne buyuruyor: “Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Âhiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı.” (Ankebût: 64) Bu âyet-i kerime bizi açıkça uyarıyor, dünya hayatının geçici ve fânî, asıl hayatın ise âhiret yurdu olduğunu beyan ediyor. Keşke bunu bilip anlayabilseydik. Fakat sanki bizi bir gaflet sarıp sarmalamış, adeta gözümüze bir perde inmiş de Kur’an âyetlerini okumamıza rağmen göremez ve idrak edemez hale gelmişiz. Kendimizi dünya meşgalesine öylesine kaptırmışız ki, mal ve servet biriktirme hırsı, bir takım imânî ve insanî değerlerimizi adeta değirmen gibi öğütüp un ufak etmiş. Zira dünya malına aşırı tamah etmek insanın manevi duygularını yıpratır, gözünü kör eder. Mal hırsına yenik düşenler, ne başkasının hak ve hukukunu gözetir ne de haram helâl mefhumuna dikkat ederler!.. Dünyevîleşme hastalığı Maalesef günümüz Müslümanları olarak mal-mülk, makam-mevki peşinde koşmaktan âhirete yatırım yapmayı ihmâl eder olduk. Ebedî kalacağımız âhiret yurdundan daha çok şu üç günlük fânî dünyanın metâı’na önem verip dünya ve âhiret dengesini muhafaza edemedik.

Yetimin Umudu Ol!

DİĞER MAKALELER

BENİM HAFIZIM