BAĞIŞ YAP

Bedir Gazvesi Ve Allahu Teâlâ’nın Yardımı

Bedir Gazvesi Ve Allahu Teâlâ’nın Yardımı

Hicretten iki yıl sonra, Ramazân-ı Şerîf’in 17’sinde vuku bulmuş olan Bedir Gazvesinin gelişimi kadar, öncesi ve sonrası da mühimdir hiç şüphesiz. Aynı aileden olan kimseler hatta kardeşler, karşı saflardadır bugün. Allâh’ın (Celle Celâluhû) dinî için aile de dâhil her şeyden vazgeçme ve yalnızca O’na tâlip olma, O’na yönelme günüdür. Mekke’nin Fethi ve daha sonraki büyük zaferlere uzanacak muvaffakiyet zincirinin ilk halkasıdır.

Müslümanlara her türlü işkence ve zulmün reva görüldüğü bir dönemin kapanışının simgesidir Bedir. Müslümanlar artık gâliptir ve müşriklerin kimi öldürülmüş kimileriyse esir alınmıştır. Bedir, bir başka bakış açısıyla âlemlere Rahmet Peygamberiyle (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) toplu helâk döneminin kapandığı süreçte açılıp kapanmış büyük bir azap parantezidir. Zira Batşe-i Kübrâ’dır, Allah Te‘âlâ’nın şiddetli yakalayışı, Melekleri aracılığıyla harp meydanına açıktan müdahalesi ve inkârcılara karşı intikam günüdür.

‘Er Dileme’ denilen, harbin başlangıcında başa baş vuruşmayla ilk kıvılcımın çakıldığı harp meydanı ilerleyen saatlerde, Meleklerin hücumu ve kılıç, kırbaç şakırtılarıyla inlemiştir. Müşrikler, Müslümanların üç katıdır fakat Allah Te‘âlâ’nın yardımı ulaşmış, ilerleyen senelerde gerçekleşip zaferle sonuçlanacak, 1’e 10 hatta 1’e 20 karşılaşmaların ümitleri de böylece yeşermiştir.

Esir olarak ele geçirilen Müşriklere yapılan muamele de yine bu gazvenin tarihe ders olarak yansıyan unsurlarındandır. Bazı esirlerin, okuma-yazma öğretme karşılığında serbest bırakılması, modern dünyanın bugün dahî yakalayamadığı bir idrak seviyesinin işaretidir. İlk kez ganimet paylaşımının gerçekleştirilmesi, Şam ticaret yolunun kontrolünün Müslümanların eline geçmesi de yine gazvenin önemli sonuçlarındandır.

BENİM HAFIZIM

DİĞER MAKALELER

Yetimin Umudu Ol!