BAĞIŞ YAP

Biat İtaat Kardeşlik

Biat İtaat Kardeşlik

Müslümanların zihinlerini dönüştürmek isteyenler, bize ait olan kavramları bizim için birer kâbus ve öcü haline getirmenin derdindedirler. Kendileriyle yeni bir dünya, adil bir düzen kuracağımız; yüreklere dokunası kelimelerle konuşmayı unutmak, kelimelerin anlamlarını tahrif ederek unutturmak dünyevileşmektir. Biat, itaat ve kardeşlik bu kelimelerdendir...
 

 Biat; Kurân ve sünnetten istinbat edilmiş temel esaslar ve bu temel esaslara şartlanmış düşünce ve eylemdir. Meşru dairede bizden olan emir sahibine itaati ve kardeşliği neticede verir. İtaat ve kardeşliği ibadete dönüştüren bir tılsımdır biat. “Ey iman edenler! (Bütün emir ve yasaklarında) Allah’a itaat edin, Rasûl’e itaat edin ve sizden olan, (sizin gibi inanan ve yaşayan) bütün idarecilere de (Allah’a ve Rasûlü’ne itaat çerçevesinde itaat edin). Eğer Allah’a ve Âhiret Günü’ne gerçekten iman etmişseniz, hakkında ihtilâfa düştüğünüz herhangi bir meseleyi Allah’a ve Rasûl’e arz edin. Böyle yapmanız, hem (hakkınızda) hayırlıdır, hem de netice itibariyle çok daha güzeldir.” (Nisa Suresi, 59. Ayet) Biat; baş başa bağlı, baş da Şeriata bağlı olarak kardeşçe çalışmaktır. Cihadı hobi faaliyeti olarak görenlerin, siyaseti siyasetten ibaret telakki edenlerin, ‘Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım’, ‘Ben olmayayım kardeşim olsun’ diyemeyecek olanların bu gerçeği idrak etmeleri elbette mümkün olmayacaktır. Hz. Peygamber (sas), önemli siyasi olaylar öncesinde veya İslamiyet’i kabul eden kimselerle ilk defa görüştüğünde hep biat almıştır. Bu açıdan biat, bir Peygamber emanetidir. Biat; dünyaya nizam vermek için kurulmuş, insanlığı en hayırlı olana çağıran bir topluluk olmanın gereğidir. Biatli olmak, kuru kalabalık olmak değil teşkilatlı bir kardeşler topluluğu olmak demektir. “Ey müminler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği yayıp kötülükleri önleyen bir topluluk bulunsun. İşte selâmet ve felâhı bulanlar bunlar olacaklardır.” (Ali İmran Suresi,104. ayet)
 

“Müslüman kişinin, bir günah işlemekle emrolunması dışında, hoşlandığı veya hoşlanmadığı hususlarda Müslüman amirine itaat etmesi vaciptir. Bir günah işlemekle emrolunduğu zaman ise dinlemek ve itaat etmek yoktur” (İbn Mâce, Cihad, 40). Biat niçin gereklidir? Çünkü süreklilik sabit esaslara şartlanılarak sağlanabilir. Şartlanmış olmak kötü müdür? Ölçü hak ile batılı ayırt edebilmektir. Bir ucu sabit kalmayan pergel, etrafını eksenine dâhil edemez. Allah’ım bizi dosdoğru yola (Sırat-ı Müstakim) şartlandır. Biat; mutlak bir itaat değildir. “Allah’a isyanda (kula) itâat yoktur” (Buhari, Cihad, 107.) Hiç bir beşere kayıtsız şartsız itaat edilmez. Biat etmek; gerektiğinde edepli bir şekilde eleştirmeyi gerekli kılar. Teşkilat terbiyesi almış olanlar kırıp dökmeden, aşağılamadan, geçmişi bir çırpıda silip atmadan, yapıcı bir tarzda konuşurlar. Ancak insanların çoğu yapıcı eleştiri ile dedikodu ve kulisi birbirine karıştırma illeti ile maluldurlar.
 

“Ey iman edenler, bir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin, belki alay ettikleri kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da kadınlarla alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi nefislerinizi yadırgayıp küçük düşürmeyin ve birbirinizi en olmadık kötü lakablarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir”(el-Hucurat, 49/11).”Ey iman edenler! Zandan çok kaçının, çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin. Kiminiz de kiminizin gıybetini yapıp arkasından çekiştirmesin. Sizden biriniz, ölü kardeşinizin etini yemeyi sever mi?” (el-Hucurat, 49/12). Biatın merkezinde kişi değil dava vardır. Biatte fiziksel özellikler değil fikirsel özellikler ve duruş önemlidir. Lider; burnu - kulağı kesik, simsiyah Habeşli bir köle bile olabilir. “Eğer üzerinize Habeşî ve burnu kulağı kesik bir köle, emir tayin edilse, sizi Allah’ın Kitap(ile sevk ve idare ettiği sürece, onun emirlerini dinleyiniz ve itaat ediniz” (İbn Mâce, Cihad, 39; Buhârî, Ahkâm, 4)

BENİM HAFIZIM

DİĞER MAKALELER

Yetimin Umudu Ol!